31 Mart 2012 Cumartesi

OKUNMANIN MUTLULUĞU YAZMAKTAN GÜZEL


Bazen kendimi BBG evinde gibi hissediyorum. 
Şimdi havalara girip o programı hiç izlememiştim demeyin. Mutlaka ucunda kıyısından izlemişliğiniz vardır. 
Tenisle ilgili yazımın ardından telefonuma aynen şu mesaj geldi; "Sen ne tatlı bir kadınsın arkadaşım, yolda giderken yazını okudum süperdi." 
Filiz doktora yapıyor ve cumartesi günleri derse gidiyor. Benim yazılarım onun telefonuna geldiğine ve yolda telefonundan okuduğuna göre bana şöyle yazması gerekmiyor mu; "Arkadaşım allah iyiliğini versin. Bu saatte neden yazı yazıyorsun, yazını mı okuyayım arabayı mı kullanayım bilemedim." 
Gerçi biz kadınlar araba kullanırken kenarlara taşırmadan ruj, kalem, far süren yaratıklarız ama telefondan Blog okumak... Ne diyeyim bravo!
Arkadaşlarım, görüşemediğim akrabalarım, eski dostlarım, hatta ilişkimi kestiğim eski tanıdıklarım bile "ne yapıyormuş bu" diyerek  Blog'um sayesinde benden haber alıyorlar.
Yani BBG evinden bir farkım kalmadı. Allahtan annemin bilgisayarı yok yoksa "evimin önünden geçip Kuzuluk'a gittin de bana uğramadın öylemi!" diyerek küser uzun zaman da konuşmazdı. Annelerin düz mantığını kendimden bildiğimden, otobüs şoförüne "Annemin evinin önünde  çay ve ihtiyaç molası verelim" diyemeyeceğimi de anlamazdı. 
Bazen yazılarım dolayısı ile kırılanlar oluyor tabi. Mesela kuzenim Hülya 2010 yılında yazdığım "Neşeli Pazarlar" yazımdan dolayı  hiç neşelenmemiş. Hatta "Sen şimdi kimin Pazarını neşelendirdin?" diye bir sürü sitem etmişti. Allahtan kardeşim gibidir de gönlünü hemen aldım.
Sevgili arkadaşım Nuray yazılarımı takip edip en çok yorumlayanlardan biri. Yorum köşesinde onun adına rastlayamazsınız. Bahanesi şu; "Benim yorumlarıma toplum henüz hazır değil." Ama haftanın en az iki günü buluştuğumuz için topluma söyleyemediği her şeyi benim üzerimde deniyor. Bundan şikayetçi miyim? Kesinlikle değilim. ( Laf aramızda ondan biraz tırsıyorum.)
Nesrinle paylaşım içindeyiz. Bana bazen ilginç konular hatırlatıyor, müthiş bir birikimi ve gözlemi var. Geçen gün bana kahve içmeye gelirken şöyle dedi; "Senin bu giriş kat komşularını çok çekişmeli buldum." Sorar gözlerle bakınca şöyle dedi;
"Biri kapının önüne antik Mısır  ikonu, diğeri de Yunan heykeli koymuş."
Allah allah, Ben niye fark etmedim ki!
Ertesi gün asansörden inince karşılıklı iki daireye de baktım. Yüksekçe bir saksıda yapma çiçek sandığım heykel  hakikatten Yunan heykeli, diğeri de eski  mısır yazılarının bulunduğu yamuk yumuk bir taş. İlgi ile gören göze ne demeli?
Şimdi ben bunları yazmayayım de ne yapayım.
Arkadaşlarımı ve beni okuyan, takip eden herkesi seviyorum.





4 yorum:

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

İnsanın bir tanıdığı tarafından okunması bir tuhaf oluyor. Yani en azından ben öyle oluyorum. (:
Ama güzel.
Başarılar dilerim.

selma dedi ki...

Haklısınız, bir tanıdığınızın yazılarınızı okuması kısıtlama getiriyor aslında.
yine de dediğiniz gibi güzel:)

~♥ Nurs..~ dedi ki...

Açık söyleyeyim zamansızlıktan yazıyı okuyamadım ama şöyle resimlere bir baktım, hepsi birbirinden şeker. yazıyı da en kısa sürede okuyacağım inşaALLAH :)

Aslı dedi ki...

Zamanında izlemişliğim vardır BBG evini :)

Benimde tanıdığım herkes biliyor bloğumu ve nerdeyse her gün giriyorlar :) Ben yorum yapmalarına izin vermiyorum, zaten okumaları benim için yeterince stresli :) bir araya geldiğimizde bol bol yapıyorlar yorumlarını :)