27 Ocak 2011 Perşembe

BAKIŞ AÇISI


Yiğit Özgür'ün yukarıdaki karikatürünü görünce ortaokul yıllarım geldi aklıma.
Resim hocamız 25 kişilik sınıftan en az 15 tane Picasso çıkartmaya eğilimli bir adamdı. O zamanın rakamlarıyla 9 bin nüfuslu bir kasabada Guaj boyanın ne olduğunu bilmeyen bizlere "Bakış açınızı genişletin." derdi. 
Bakış açımızı kullanmamız gereken kişi de sınıfımızdaki bol sivilceli ergenlerden biri olurdu. Çocuğu kendi masasının üzerine oturtur. Rodin'in düşünen adamında olduğu gibi elini çenesine  tutturur, gördüğümüzü çizmemizi isterdi. Masanın sağında ve solunda oturanların farklı, ortasında oturanların farklı çizmesi gereken resmi bir veya iki kişi birazcık benzetirdi. Bazı muzip arkadaşlarımız poz veren arkadaşı kedi, inek, kuş, eşek olarak çizdiğinde kıyamet kopardı. Ama  bizim çocukların mazereti tartışma götürmez olurdu. 
- Hocam siz demediniz mi resme bakış açısı getirin, hayalinizi zorlayın?

Bizim resim hocası baktı ki portre bizi sulandırıyor Natürmort'da karar kıldı. Masasının üzerine bir sehpa, onun üzerine de elma, armut, ( muz hiç bir zaman olmazdı. Çünkü model olmayacak kadar pahalıydı.) sapı kırılmış sürahi, bir de bardak koydu mu alın size ölü doğa. Yani Natürmort.
Bizim dönemin anneleri çok şanslı. Yaptığımız garip resimleri şimdiki anneler gibi buzdolabına yapıştırmadılar. Şimdi hiç bilmediğiniz bir evde buzdolabında yamuk yumuk bir resim varsa bilin ki o evde çocuk vardır. Ben yaptığım resmi buzdolabına yapıştıracağım desem şaplağı yerdim. Hadi diyelim modern bir anneniz var neyle yapıştıracaksın o resmi buzdolabına. Mıknatıs sadece okulda deneyler için kullanılır, evde de terzi biri varsa toplu iğneleri bir arada tutmak için kullanılırdı.

Bakış açısı ne garip bir kavramdır.
Mesela Karıncalar için Aslan, Kaplan, Kurt, Çakal gibi hayvanlar zararsız ve şefkatli iken, Tavuk, Horoz, Hindi, Güvercin gibi hayvanlar yırtıcı ve saldırgan dır. Çünkü Aslan'ın onu yeme ihtimali yokken tavuğa yem olabilir.
Ömrü boyunca 60 kiloyu geçmeyen bir kadın, 65 kilo olduğunda bunalıma girerken, 100 kiloluk bir kadın 65 kiloya indiğinde zayıflığından mutluluk duyabilir.
Bazen bakış açısı bir nevi bahane nedenidir.
İzlediğim bir Türk filminde adam kadını aldatıyor. Kadın da bunu yakalıyor. Bağırış çağırışların arasında adam şöyle diyor;
Tamam yaptım. Yaptım ama sor bakalım neden yaptım?

2 yorum:

banurose dedi ki...

yazilarin gercekten cok anlamli..tesadufen buldum blogunu ve takip edicem bundan sonra..sevgiler..

selma dedi ki...

Aramıza hoş geldiniz.