14 Aralık 2010 Salı

2010


Aralık ayı geldi.
Ajandalar vitrinlerde yerini aldı,  Pirelli takviminin 2011 sayısı meraklı beylerin rüyalarını süslemeye başladı. Çam ağaçları ışıklandırılmış, alışveriş merkezleri rengarenk, cıvıl cıvıl.
Yakında 2010 yılında "en" çok ilgi çekenler sıralanmaya başlayacak.
Ben de size kendi gözümden 2010'u değerlendireyim.
12 Eylül'de Anayasa değişikliği için Referandum yapıldı. Referandumdan çok muhalefet parti başkanının oy kullanamaması konuşuldu.
2010 Dünya kupası Güney Afrika'da düzenlendi. Ahtapot Paul'ün  bütün tahminleri doğru çıktı. Kupa bitip ilgi azalınca zavallı Paul bunalıma girip öldü.
Türk futbolunda bir ilk gerçekleşti ve Bursaspor şampiyon oldu. Yaz aylarında orman yangınlarında azalan yeşilimiz Bursasporun renkleri yüzünden tekrar yeşerdi.

Hülya Avşar yirminci defa Sadettin Saran'dan ayrıldı.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti oldu. Oldu da ne oldu, İstanbul'lu bir şey anlamadı.
Basketbol Milli Takımımız Dünya ikincisi oldu. Başbakanın başarı kutlaması sırasında NBA da oynayan ve milyonlarca dolar kazanan basketçimiz Hidayet Türkoğlu'nun, verilen 28 milyon liralık çek ve kişi başı 400 altının ardından "Maddiyat bizim için ikinci sırada ama devamını bekliyoruz." dedi.
Meksika Körfezinde İngiliz şirketi BP'ye ait petrol kuyusunda üç ay süren sızıntı ciddi bir çevre felaketine neden oldu. BP'nin zararı bize zam olarak geri döndü.
Yılın son aylarında wikileaks diye bir şey çıktı. Zaten bildiğimiz ve sokaktaki adamın bile söylediği."Bizi AB'ye hayatta almazlar abi. Türk'ün Türk'ten başka dostu yok." açıklamalarından başka bir işe yaramayan söylemler gündemi meşgul etti. Azerbaycan Devlet Başkanının hakkımızdaki düşünceleri hepimizi üzdü 

Amerika'nın fenomeni Lost ile  bizim fenomenimiz Aşk-ı Memnu sona erdi. Aşk-ı Memnunun finali izlenme rekorları kırdı. Uzun bir zaman internetten izlendi.
3G teknolojisi hayatımıza fırtına gibi girdi ama görüntülü telefona halkımız fazla rağbet etmedi. Tahminime göre kimse konuştuğu kişinin nerede olduğunu bilmesini istemedi.
- Şenol neredesin?
-İşteyim hayatım.
- Şenol sen overlokçu değilmisin, bilardo masası ile  işin ne?
- ...!
3G olmadı..



4 yorum:

Breeze dedi ki...

bu yıl hiçte güzel bir şey olmamış >_>
gene güzel yazmışın teyze...

selma dedi ki...

Teşekkürler ekincim.

Adsız dedi ki...

BENCE DE MADDİYATIN ÖNEMİ YOK, ÖNEMLİ OLAN NEYİN ÖNEMLİ OLMADIĞINI ANLAYACAK BİRİKİMLERE SAHİP OLMAKTIR.

lalin.askin dedi ki...

Veeee fanatik bir GALATASARAY taraftarı olarak 2010 yılının en ama en komik olayını yazmaktan onur duyarım:

Fenerbahçeli taraftarların, kendi takımlarının şampiyon olduğunu sanarak sahaya fırlamaları ve timsah yürüşüyle Bursaspor'a gönderme yapmaları sonrasında yapılan anosla kendilerine gelmeleri ve fakat takriben 70 milyona maskara olmaları... ;)))

Sevgiyle kalın...