7 Nisan 2011 Perşembe

İSİM - ŞEHİR - HAYVAN


Benim Jenerasyonun çok iyi bildiği, sıra eşyaya geldiğinde takılıp kaldığımız bir oyun. Eğlenceli zevkli çekişmeli.
Yılmaz Özdil'in kitabının adı. 
İsim- Şehir- Hayvan.
Sessiz sedasız kitapçılarda yerini aldığında en çok satanlar listesinde ilk sıralarda olacağının da sinyallerini veriyor. Bazı yazarlar gibi  çok satılıp hiç okunmayanlar gibi olmayacak. Yılmaz Özdil'in Hürriyet'te ki köşesinde yazdıkları olmasına rağmen benim gibi her gün yazılarını takip edenler bile tekrar tekrar okumak için alacaklar kitabı. 
Önsözünde bir sürü meslektaşına yer vermiş. Ama ben en çok Ertuğrul Özkök'ün yazısını beğendim. 

Şöyle diyor Özkök;
"Mahallenin rahatını kaçırır.
Yani işin aslına bakarsan, hepimiz Yılmaz'ın gizli hayranıyızdır. Taklit etmeye kalksak bir türlü beceremeyiz. 
Baş edemeyiz onunla.
Böyle bir zeka ile aynı mahallede yaşamaksa, zor zanaattır.
Görmezden geleyim deseniz, mümkün değil görürsünüz. Herkesin yaşlandığı bu mahallede o Benjamin Button gibi her gün daha da gençleşerek, çocuklaşarak karşımıza çıkar. Kurtuluş yoktur kaçamazsınız.
Gıpta ile kıskançlık arasındaki o incecik çizgide cambazlık bitap düşürür sizi.
Ona düşman olmanın manası yoktur, sizi çıldırtır.
Kıskanmak çare değildir, sizi çatlatır.
En iyisi tevekküldür.
Kabullenmek, onunla yaşamayı öğrenmektir."
..
Bekir Coşkun uzun yıllar yazdığı sayfasının yeni sahibi için şöyle diyor;
"Yaşam boyu gözüm hep arkada kaldı. Dut ağacındaki salıncak, üç tekerlekli bisiklet, simit kokan sabahlar, mısır patlatılan sonamız, ilk haberimin yayımlandığı gazetenin gömleğimdeki mürekkebi..
Bir tek şeyde gözüm arkada kalmadı; sevgili Yılmaz Özdil'in eski köşemde yazı yazmasında.
Her sabah açıp okuduğumda, içinde kendimi bulup da, her sabah yudum yudum içtiğim yazıların kitap hali bu."
...
Okuduğumuz anda "Ya ben niye düşünmedim bunu?" dediğimiz yazılarında Cem Yılmaz'ın tabiri ile Güldürürken düşündüren adam. Yılmaz Özdil.
Benim başucu kitabım oldu bile.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Selma Hanım
İyi Günler.
Blog yazılarınıza alışmıştık. Hiç olmadık bir biçimde aksamalar olmaya başladı. İyi misiniz?

selma dedi ki...

Blogspot sitelerindeki aksamalardan dolayı yazılarımı gün aşırı yazıyordum.
Sanırım aksamalar düzeldi. Bendeki aksamaları da düzeltmek gerekiyor haliyle.. (: