mağaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mağaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2013 Cuma

COCO


Ona olan ilgim sevgili arkadaşım Nesrin'in yüzünden başladı. O kulağıma kar suyu kaçırmasaydı belki de uzun  bir zaman  haberim olmayacaktı.
Geçen yıl bu zamanlardaydı sanırım. Havlularımın eskidiğini, yeni havlular almam gerektiğini söylüyordum. 
"Bir gün seninle Madam Coco'ya gideriz." dedi. 
Bu kadın benim eski zengin hallerimi yaşadığımı sanıyor diye içimden geçirdim ama ses etmedim. Ben havlu, paspas gibi ihtiyaçlarımı başka bir bahar için kenara kaldırdığım bir zamanda semtimizde yeni açılan AVM'de iki küçüklerle geziyoruz. Küçük kızım telefonunu bozmuş, üstelik istediği telefon evdeki bütün telefonların toplamı fiyatına. Bütçemize göre olanları da beğenmiyor. Kızgınlığım tavan yapmış durumdayken gözüm yeni açılan bir mağazaya takılıyor. 
"Aaa! Madam Coco"

Moda tarihinde kadına pantolon giydirip yakıştıran Coco Chanel'in filmini de yakın bir zaman önce izlemişim Kim bilir fiyatlar nasıldır? Mağazaya girmekle girmemek arası tereddütlerim varken o kör olası indirim yazısı... %50+20
Birden sesimin değiştiğini ve yüzüme abuk bir ifadenin geldiğini söylüyor kızlarım. 
Benim gibi giyim kuşamdan ziyade ev alışverişini seven biri için tam bir cennet. Fiyatlar hiç de korktuğum gibi çıkmadı. Hatta kızlarıma 5 yıl önce aldığım yatak örtülerinden daha ucuzdu bazı örtüler. Havluları yumuşacık ve yıkanınca bozulmuyor. Hele battaniyeleri salonumuzun devamlı eşyası haline geldi. Üşüyelim üşümeyelim elimizin altında. 

O gün aldığım bir iki parça eşya ile  kızıma olan sinirim geçti. Eve mutlu döndüm. 
Sonraki aylarda zaman zaman birilerine hediye götürmek için aldığım şeyler oldu. 
Kızlara biraz kızsam hemen Madam Coco torbası gösterip gülüyorlar; "Hadi anne sen bir Madam Coco'ya git de moralin düzelsin."
Şimdi ne zaman Coco'nun önünden geçsem mağazanın için kadınlarla, dışı ise  içeride çeşit çeşit nevresimler, havlular, paspaslar, kokular arasında kendilerini kaybetmiş eşlerini  bekleyen sinirli erkeklerle dolu. 

13 Şubat 2013 Çarşamba

KÜÇÜK KANDIRMACALAR BÜYÜK RAHATSIZLIKLAR


Mağaza vitrinlerinde kocaman yazılarla % 60 indirim yazıp en aşağıya küçücük harflerle: "...den başlayan fiyatlar." yazıları nasıl da gözümüzden kaçar. Üstelik büyük hevesle mağazadan içeriye girdiğinizde  %60 olan ürün koca mağazada ya bir tane ya da iki tane bulunur. O da en büyük veya en küçük bedendir. 

Bazı tatil sitelerinde 199 liraya Kapadokya'da 3 gün, Batı Karadeniz 119 lira gibi reklamlar var. İlanın gerisindeki küçücük ayrıntıları es geçip balıklama atladıysanız yandınız. Tatili satın aldıktan sonra ören yeri girişi 90 lira, zorunlu seyahat sigortası 50 lira, rehberlik hizmeti 20 lira, ekstra yemekler için gidilen anlaşmalı yerler ateş pahası.... Bir bakmışsınız ucuz diye gittiğiniz gezi size dünyanın parasına malolmuş.

Marketlerde ön raflardaki ürünler genellikle kullanma süreleri bitmek üzere olan ürünler olur. Önlerdeki alınsın da elimizde kalmasın düşüncesi satıcı için gerekli olsa da kimse ertesi gün kullanma süresi dolacak bir ürünü almak istemez. Hele buzdolabında bir kaç gün bekletip sonra kullanacağınız süt, yumurta, tavuk gibi yiyecekler hem kasanızı hem de midenizi bozar. 

Kredi kartımızın ekstresi geldi. Son ödeme tarihine daha bir hafta var diye ödemeyi geciktiririz. Ekstre kesildikten sonra faiz işletildiği için bizden ödemediğimiz her gün için ücret alındığını dikkate almayız. Yaptığımız küçük ihmalkarlık bankanın kar hanesine damla damla dolar. 

Şehir dışına çıktınız veya tatilden dönüyorsunuz. Yol boyunca küçük çuvallarda satılan patates soğan gibi sebzelere itibar ettiyseniz yandınız. Deneyimle sabittir ki hem fiyat olarak marketten aldığınızdan pahalıdır, hem de çuvalın yarıya yakını çürümüş, yumuşamış ve bozuk çıkar. İade yapmak için 100 km. gitmeyi göze alırsanız başka tabi. 

photo:tumblr