havlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
havlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2013 Cuma

DİREN PLAJ HAVLUSU


Şezlongların üzerinde rengarenk pembesi, mavisi, sarısı, moru...
Her şeyin bir modasının olduğu bu devirde plaj havlularının modası olmaz mı? Onlar da çağa uydu ve garip bir değişimle peştamala dönüştü.
Gazetelerin diliyle: Plaj havlusu out, peştamal in.
Fi tarihinden beri kullanılan; Osmanlıda ustalığa geçen çırakların peştamal kuşanma törenlerinin yapıldığı, hamamda kadınların göğüs üstünden, erkeklerin beline bağladıkları takunyanın kardeşi peştamal kimin aklına geldi de her kesimden insanın kullandığı bir örtü oldu?

Aslında kim keşfettiyse iyi de olmuş. Peştamalın ayırıcı özelliği yok, markası belli olmuyor. Yani kimseye havlunuzla hava atamıyorsunuz. Sınıf farkını ortadan kaldırdığı için yararlı bir şey. Seyahatlerde valizde fazla bir yer kaplamadığı için valizinize ekstradan iki tişört atma imkanı da sağlıyor.
Gelin görün ki herkeste incecik kızlarımızın ve erkeklerimizin üzerindeki gibi durmuyor. Ortalama kilonuzdan yaklaşık 5 kilo fazlanız varsa bütün hatalarınız ortada.

Kadınlar peştamal konusunda erkeklere oranla daha istekliler. Kendimden biliyorum, hem yıkaması rahat, hem de çabuk kuruyor. Erkekler de durumu kabul etmiş eşlerinin onlar için aldıkları peştamallar bellerinde biraz sonra tellaklara kese yaptıracak gibi dolaşıyorlar.
Çevredeki bir iki şezlongda direnen havlular yok değil ama iktidarı peştamala kaptırmışlar bile.


22 Şubat 2013 Cuma

COCO


Ona olan ilgim sevgili arkadaşım Nesrin'in yüzünden başladı. O kulağıma kar suyu kaçırmasaydı belki de uzun  bir zaman  haberim olmayacaktı.
Geçen yıl bu zamanlardaydı sanırım. Havlularımın eskidiğini, yeni havlular almam gerektiğini söylüyordum. 
"Bir gün seninle Madam Coco'ya gideriz." dedi. 
Bu kadın benim eski zengin hallerimi yaşadığımı sanıyor diye içimden geçirdim ama ses etmedim. Ben havlu, paspas gibi ihtiyaçlarımı başka bir bahar için kenara kaldırdığım bir zamanda semtimizde yeni açılan AVM'de iki küçüklerle geziyoruz. Küçük kızım telefonunu bozmuş, üstelik istediği telefon evdeki bütün telefonların toplamı fiyatına. Bütçemize göre olanları da beğenmiyor. Kızgınlığım tavan yapmış durumdayken gözüm yeni açılan bir mağazaya takılıyor. 
"Aaa! Madam Coco"

Moda tarihinde kadına pantolon giydirip yakıştıran Coco Chanel'in filmini de yakın bir zaman önce izlemişim Kim bilir fiyatlar nasıldır? Mağazaya girmekle girmemek arası tereddütlerim varken o kör olası indirim yazısı... %50+20
Birden sesimin değiştiğini ve yüzüme abuk bir ifadenin geldiğini söylüyor kızlarım. 
Benim gibi giyim kuşamdan ziyade ev alışverişini seven biri için tam bir cennet. Fiyatlar hiç de korktuğum gibi çıkmadı. Hatta kızlarıma 5 yıl önce aldığım yatak örtülerinden daha ucuzdu bazı örtüler. Havluları yumuşacık ve yıkanınca bozulmuyor. Hele battaniyeleri salonumuzun devamlı eşyası haline geldi. Üşüyelim üşümeyelim elimizin altında. 

O gün aldığım bir iki parça eşya ile  kızıma olan sinirim geçti. Eve mutlu döndüm. 
Sonraki aylarda zaman zaman birilerine hediye götürmek için aldığım şeyler oldu. 
Kızlara biraz kızsam hemen Madam Coco torbası gösterip gülüyorlar; "Hadi anne sen bir Madam Coco'ya git de moralin düzelsin."
Şimdi ne zaman Coco'nun önünden geçsem mağazanın için kadınlarla, dışı ise  içeride çeşit çeşit nevresimler, havlular, paspaslar, kokular arasında kendilerini kaybetmiş eşlerini  bekleyen sinirli erkeklerle dolu.